İslam'da Yetim Hakları ve Sorumluluklarımız
“Yetimlik” olgusu, çok çeşitli sebeplerle ortaya çıkmakta, toplum içinde korunmaya muhtaç çocuklar sorunuyla bütünleşmektedir. Yetimler, yaş küçüklüğü dolayısıyla, gerek şahısları üzerinde gerekse malları üzerinde vesayet denilen zorunlu hukuki temsil biçiminin geçerli olduğu kişilerdir.

Bildiride, İslam’ın ana kaynaklarında yer aldığı biçimiyle, yetimin medeni (kişisel) ve mali hakları ve bunların nasıl sağlanacağı, sistematik olarak ele alınacaktır.

İslam hukukuna ve İslam kültür geleneğine göre yetimlerin işlerini düzeltmek, çok hayırlı bir iş olarak değerlendirilir. Yetimlerin şahıslarıyla ilgili vesayet uygulamaları, “hayırlı iş” anlayışı çerçevesinde yürütülür.

Mali vesayet için de aynı yaklaşım söz konusudur. Yetimlerle birlikte yaşandığı takdirde, onlara iyi söz söylenmeli, iyi muamele edilmeli, onların kardeş olduğu kabul edilmelidir. Yetimin malına el sürülmemeli, malından harcamak durumunda olan fakir vasiler uygun/makul ölçünün ötesine geçmemelidir. Belli bir çağa gelince, yetimlerin malı kendilerine teslim edilmeli, vasiler yetimlerin mallarını kendi mallarına katmamalıdır. Yetimin malını kullanmak büyük günahlardan sayılır; yetimin malına el uzatanlar “karınlarına ateş tıkınanlar” şeklinde nitelendirilmektedir. Yetim belli bir olgunluğa eriştiğinde malı şahitler huzurunda kendisine teslim edilmelidir. Yetimlere malları teslim edilmeden önce, malını koruyup gözetebilecek olgunluğa erişip erişmedikleri tecrübe edilmelidir.

Kur’an’da yetimlerin mallarına güzel yaklaşılmasını belirten ayet, bunun kanuni bir gereklilik (ahdi/kanunu yerine getirme) olduğunu, ahdi gözetmenin de hesabının sorulacağını vurgular.

Prof. Dr. Vecdi Akyüz
Marmara Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi 
 
< Önceki   Sonraki >
 
yetim-pano-1.png